Kanımca en yanlış anlaşılmış söylemlerden biri bu: birlik ve beraberliktir. Bu söylem altında dünya ikiye ayırılıyor, bizden olan ve olmayanlar diye. Bizden olanların zincir gibi birbirine kenetlenmesi gerektiği, olmayanların ise düşman olduğu ima ediliyor. O halde bizden olana iyi, olmayana kötü davranmakta hiç bir mahsur olmadığı sonucu ortaya çıkıyor.
Dünyayı ikiye ayırmak yetmiyormuş gibi, aynı zamanda birliği sağlayacak kural ve yöntemler üzerinde de aynı fikirde olunması için savaş veriliyor. Amaç: birlik sağlanacaksa eğer, benim istediğim gibi olsun. Görülüyor ki, birlik iç ve dış "düşmanlara" karşı verilmesi gereken bir savaş haline dönüşüyor.
Dış düşmanları ayırt etmek o kadar da zor değil. Asıl zor olan kısım birliğin ne olduğu konusunda uzlaşmaktır. Birden bire "gerçek" birliğin ne olduğunu anlatan uzmanlar türüyor, bunun yanında uzmanların muhafızları birliğin bekcileri kesiliyor. Her uzman, sürüden ayrılan koyunu kurt yer dercesine korku salıyor. Birliği ayakta tutmak için gerekirse güç de kullanıyor. Böylesi bir birlik ancak korku üzerine kurulur.
Böylesi bir birlik gerçek anlamda erişilmesi gereken bir amaç olabilir mi? İnsan birileri istiyor diye kendi potansiyelini keşfetmekten vazgeçebilir mi? İşte bu soru yanıtlanması gereken bir sorudur.
İnsan kendi potansiyelini keşfetmek ile mükelleftir. Bu asla ve asla başkasına benzeyerek olamaz, bu kendi yolunda yürüyerek olur. Kendi yolunu izlemek isteyen yanlız olmayı da göze almalıdır. İnsan kendini ancak ve ancak çok alternatifler sunan bir ortamda bulabilir. O içinde bulunduğu çeşitli yaşam biçimlerinden tam kendine uyanı sentezlemek zorundadır. Buna hayatı yorumlamak da denebilir. Ber yiğidin kendine özgü yoğurt yiyişi vardır misali.
Birlik zorbalığı yerine çeşitliliğin gerekli olduğu ve kabul gördüğü ortamda gerçek hayat yeşerir. Tek bir kuralın hüküm sürdüğü ortamda değil, eskinin üzerine inşa edilen, değişen şartlara yeni cevap verebilen ortamda daha sağlıklı bir hayat sürdürülebilir. Çeşitlilik zenginliktir, korku uyandıran bir olgu asla değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder