13 Mart 2020 Cuma
Neden hikaye anlatıyoruz?
7 Mart 2020 Cumartesi
Neden delilere ihtiyacımız var?
Kültürel açıdan bakıldığında toplumu bir arada tutan unsur ahlak, kural, değer ve yargılardır. Bunlar toplumu bir arada tuttuğu gibi toplumun başka yöne de gitmesini engeller. Bu nedenle bu tarzı benimseyenlere tutucu denir.
Tutucu eski değerleri muhafaza etmek ister. Ne kadar eski değerler muhafaza edilirse insanların o kadar davranış alanı sınırlanır. Toplumu bir arada tutmanın faturası örülmüş sınırlarla ödenir. Yani insan kendi kendini bağlamış olur.
Bu zincirlerden kurtulmanın yolu delilikten geçer, çünkü toplum kurallarına uyana akıllı, uymayana ise deli denilir. Bu gerçek anlamda aykırı davrananın zihinsel sorunu olduğundan değil, sadece sürüden ayrıldıktan sonra ona yakıştırılan sıfattır. O toplumca delidir, çünkü bilinmiş sınırlar dışında hareket eder.
Toplumun ilerlemesi işte tam bu delillere bağlıdır, çünkü onlar değişimi sağlayabilecek tek güçtür. Sınır ötesinde seyir edenlerin toplum için iyi/kötü şeyler getireceği baştan belli değildir. Bunu hiç kimse önceden bilemez. Onların topluma sağladığı katkı en azından toplumun şimdiye kadar ki alıştığı davranışları sorgulamak olacaktır.
Toplumun da bu delileri yaşatabilecek esnekliğe, hem değişimi hem de eski alışkanlıkları sürdürebilecek kapasiteye sahip olması gerekiyor. Çok fazla esneklik kuralsızlığa, çok fazla tutuculuk ise hareketsizliğe sebep olur.
1 Mart 2020 Pazar
Medya nasıl yalan söyler?
Medya elindeki imkanları kullanarak çeşitli şekilde yalan söyleyebilir, mesela gerçekleşmemiş olayları gerçekleşmiş gibi yansıtabilir. Bu tür yalanlar çok çabuk ortaya çıkacağı için medyanın elinde başka yalan söyleme yöntemi daha var: gerçekleşmiş şeyleri gizlemek veya söylememek gibi, onlar hiç olmamış gibi davranmak. Medya, haber sayfalarını en gereksiz olaylarla süsleyip dikkati önemsiz konularda odaklamayı sağlayabilir, bu da yalan söylemenin başka bir türüdür. Yalan, bu defasında doğru söyleyerek de olur. Onun için söylenilen şeylere değil, söylenmeyen şeylere bakmalıdır.
Medya, görevini görülen şeyleri aktarmakla yetinmemeli, aynı zamanda araştırma vakti olmayan okura o olayın ne ile bağlantısı olduğunu da göstermek zorundadır. O sorulmayan soruların sözcüsü olması gerekir. O birşeyin gerçekleşmeden gerçekleşebileceği ihtimalini göstermelidir. Tabii ki medya bir medyum değildir, ama olasılıkları tartışmak medyanın herşeyi bilmesi gerektiği anlamına gelmez, sadece en kötü olasılıklara karşı önceden tedbir alınması gerektiğine işaret etmesi gerekir. O sadece burnunun önündeki olaylara işaret ediyorsa, olaylar arasındaki bağlantıyı kaçırır.