7 Mart 2020 Cumartesi

Neden delilere ihtiyacımız var?


Kültürel açıdan bakıldığında toplumu bir arada tutan unsur ahlak, kural, değer ve yargılardır. Bunlar toplumu bir arada tuttuğu gibi toplumun başka yöne de gitmesini engeller. Bu nedenle bu tarzı benimseyenlere tutucu denir.

Tutucu eski değerleri muhafaza etmek ister. Ne kadar eski değerler muhafaza edilirse insanların o kadar davranış alanı sınırlanır. Toplumu bir arada tutmanın faturası örülmüş sınırlarla ödenir. Yani insan kendi kendini bağlamış olur.

Bu zincirlerden kurtulmanın yolu delilikten geçer, çünkü toplum kurallarına uyana akıllı, uymayana ise deli denilir. Bu gerçek anlamda aykırı davrananın zihinsel sorunu olduğundan değil, sadece sürüden ayrıldıktan sonra ona yakıştırılan sıfattır. O toplumca delidir, çünkü bilinmiş sınırlar dışında hareket eder.

Toplumun ilerlemesi işte tam bu delillere bağlıdır, çünkü onlar değişimi sağlayabilecek tek güçtür. Sınır ötesinde seyir edenlerin toplum için iyi/kötü şeyler getireceği baştan belli değildir.  Bunu hiç kimse önceden bilemez. Onların topluma sağladığı katkı en azından toplumun şimdiye kadar ki alıştığı davranışları sorgulamak olacaktır.

Toplumun da bu delileri yaşatabilecek esnekliğe, hem değişimi hem de eski alışkanlıkları sürdürebilecek kapasiteye sahip olması gerekiyor. Çok fazla esneklik kuralsızlığa, çok fazla tutuculuk ise hareketsizliğe sebep olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder