..çok şeyler söylenebilir. Şiddet bence tıkanmaktan kaynaklanıyor: içteki kelimenin dışa çıkmasındaki tıkanıklıklığın verdiği basıncın bir anda fiziksel boşalmasından kaynaklanır. O halde kelime hazinesinin zenginliği şiddetin çıkışını açıklayabilir, yani kendini ifade edebilme ile şiddet arasında bağlantı kurmak mümkün. Kendini ifade etmek ile şiddete başvurma ters orantılı olmalı. Çünkü ifade eksikliğinden doğan basınç ancak şiddetli bir boşalma yolu ile dengelenebilir.
29 Temmuz 2018 Pazar
2 Temmuz 2018 Pazartesi
Akıl ve özgürlük üzerine
Akıl kısıtlayıcıdır, özgür değildir, çünkü kendi koyduğu kural ile kendini boyunduruk altına sokar. Yine de aklı olan, aklın koyduğu kurala uyması gerekir, çünkü o bir baston görevini görür. Henüz yürümesini bilmeyen desteksiz yürüyemez. Yürümeyi öğreninceye kadar bastonu destek olarak kullanıp, işi bittikten sonra bir kenara atması gerekir. İşte o andan itibaren özgürlük başlar.
Kuralsız özgürlük olamaz. Akıl kendi koyduğu kuralı kendisi kaldırmadıkca özgür olamaz. Kuralın gereksiz olduğunu anlayıncaya kadar veya kural bilinçaltına yerleşinceye kadar kuralcı olunur. Akıl kendi bastığı merdiveni seviye atladığı zaman geri çeker, işte ondandır ki, merdivensiz zirve tırmanılamaz. Hiç birşey öğrenmeden, aklın işleyişini keşfetmeden özgür olunamaz. Özgürlük aklın kendi kendini saf dışı bırakması ile başlar. Bu aklın işe yaramadığı anlamına gelmez, bu onu lanetlemek de değildir. Aklı kullanarak aynı seviyede kalan ile kullanmayan özgür olamaz. Birincisi kendi kurduğu tuzağa düşmüştür, ikincisinin tuzaktan haberi bile yoktur.