22 Eylül 2020 Salı

Hata kültürü ve güzellik üzerine



Herşeyin mükemmel tasarlanmış olduğunu zannetmek sadece düşünsel bir sanrı değildir, o düşünce davranışını da etkiler. Hatayı barındırmayan bir düşünce, mükemmeli sadece kendi gördüğünü, ve dolayısı ile o fikre karşı gelen herşeyin hatalı olduğunu zannedecektir. O halde hata, mükemmelden sapan düşüncenin cezalandırılması yetkiyi elinde bulunduranın  hakkı olduğu kanısı doğacaktır. Mükemmelliyet cezayı da içersinde barındırır ve bu da korku kültürünü doğurur. Mükemmeli belirleyen cezayı da belirler.

Hata aslında hata değildir. O herşeyin anasıdır. Hatasız öğrenilmez, çünkü o erişilmesi gereken ideal ile yapılmış olanın arasındaki farktır. Hatanın düzeltilmesi yapımın ideale yakınlaşmasıdır. Ideale yakınlaşmak ise gelişmenin bel kemiğidir. O halde hata yapanı cezalandırmak gelişmeyi de önlemektir. 

Hata ile sanat arasında da bir bağlantı vardır. Mesela müziğin mükemmel çalınması kulaga "ruhsuz" ve mekanik gelecektir, aynı robotların çaldığı gibi. Müziği heyecanlı kılan faktör mükemmel tasarlanmış eserin sanatçı tarafından yorumlanmasıdır. Her yorum hata barındırır, çünkü o idealden çok daha uzaktır, yani içinde hata barındırır. 

Sanat eserlerini güzel yapan yine hatadır. Kusursuz sanata "fotoğraf" da denebilir. Fotoğraf herşeyi olduğu gibi nakleder ve bu güzel değildir. Güzel olan şey sanatçının yeni bir perspektif gösterme çalışmasıdır. Bu da herşeyi olduğu gibi göstermekte değil, esere "hata" katarak gerçekleşir. Güzeli güzel yapan onun hatasıdır. Çünkü o sadece ona hastır. Onu biricik yapan hatasıdır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder