8 Ağustos 2020 Cumartesi

Reddedilmek acı veriyor


Acının ne olduğunu bilirsiniz. Elinizi sıcak bir cisme dokundurduğunuz veya elinize birşey battığı zaman acı hissedersiniz. Bu doğanın bize verdiği, korunma amaçlı geliştirdiği bir alarm sistemidir. Acı duymamış olsaydık, elimiz ilkinde yanacak, ikincisinde mikrop kapıp hasta edecekti. Aci duymak bizim hayatta kalmamızı sağlar. 

Acı sadece objelerle temas söz konusu olduğu zaman duyulmaz, reddedilmenin de acı yaptığı kesindir. Olumsuz gelişmelerden kaynaklanan travmalar da acı verir. Reddedilmek de acı verdiğine göre, acıdan kaçınmak için gösterilen tepkiler de bu bağlamda yorumlanmalıdır. Reddedilmenin verdiği acıyı dindirmek için saldırmak da bazı konumlarda bir çözüm gibi gözükebilir, ama tabii ki çözüm değildir.

Herşeyin öğrenilebilir olduğu gibi acıdan korunmak da mümkündür. Bunun alıştırmasını küçük yaşta yapmak gerekir. Çocukların her isteğini yerine getirerek, onları bu alıştırmadan mahrum bırakmakta mümkündür, "hayıra" alıştırarak erişkin oldukları zaman acıya dayanıklı olmalarını sağlamakta. Ne yapılırsa küçük yaşta yapılmalıdır, aksi halde erişkin yaşlarda bunun değişmesi o kişinin tüm enerjisini buna odaklanması ile sağlanacaktır ki, bu da boşa sarf edilmiş enerji olacaktır. 

Şimdi karşı cinse yaklaşmak isteyen, ama reddedilmekten korkan erkekleri düşünün. Çok acı çekeceğini zanneden, acı çekmemek için istediğini zorla almak isteyen birini. Sırf acı çekmemek için elde edemediğini gerekirse öldürecektir, çünkü: ya benim olursun, ya da toprağın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder