13 Ocak 2019 Pazar

Motivasyon, psikiloji, felsefe ve politika

Üç önemli dallar arasında psikoloji, politika ve felsefe yer alır. Bunlar ne işe yararlar veya yaramazlar? Bunların arsındaki farkı görebilmek kafalardaki düğümü çözüp yanlış anlaşılmayı gidermektir amacım. Ben burada alayın daha yalın anlaşılması için basitleştireceğim.

Psikoloji bireyin iç dinamikleri ile uğraşır. Yani o kişinin duygularını, alışkanlıklarını irdeleyerek kendisini tanıma fırsatı sunar. Kişilik tek bireyden oluşmadığı ve diğer fertlerden de etkilendiği için psikolojinin erişim noktası sınırlıdır. Kişi kendini aşmak istediği zaman mutlaka felsefe ile ilgilenmelidir. Felsefe kişiye ufkunu aşma ve özgürleşme fırsatı sunar. Diğer fertlerle olan ilişki üzerine kuruludur. İyinin-kötünün, güzelin-çirkinin, doğrunun-eğrinin ve olması gereken ve gerekmeyen şeylerle ilgilenir. Daha çok ortak hareket ederken ne gibi sorunların doğduğu veya ortak hedef belirlemede etkilidir felsefe.

Ortak hareket etmede doğabilecek sorunların çözümünün güvencesi ise politika tarafından sağlanır. Politika bir nevi toplumsal anlaşmanın kağıda dökülmüş halini yansıtır. Şimdi bunu yanlış anlayanlar politikanın "benim dediğim dedik" düşüncesi olduğu yanılgısına kapılabilir, çünkü kararın tek kişi aldığını zannedebilir. Oysa karar muhabakata varma sanatıdır. İkna olmatan kişi o "yasayı" desteklemez.

Burada amaç yukarda da psikolojiyi tanımlarken bahsi geçen korku ve endişeleri gidermekte güvence sağlamaktır. Bireyin kendi kendini özgür şekilde ifade etme güvencesinin garantörlüğünü üstlenecek bir kurumun olmasıdır.

Birey toplumda ancak ve ancak güvence sağlayan nötr garatör olduğu zaman daha sağlıklı olacaktır. Politikanın görevi her ferte aynı mesafede olmayı sağlayan yasaların tasarımıdır. Kendini politik anlamda güvencede hisseden birey ufkunu felsefe ile açacak ve bireysel korkusunu yenecektir, çünkü hata yapma korkusu ancak ve ancak düştüğü zaman kendini tutacak bir ağın olduğu zaman yenilir. Her yapılan hata felakete yol açıyor ise orada yeni şeyleri deneme güvencesi de yoktur. Politika hata yapma toleransını yükseltmek için kurgulanmalıdır, kusursuz bir düzen kurmak için değil.

Motivasyon dış kaynaklı olamaz. Araştırmalarda da görüldüğü gibi mükafat kaynaklı motivasyonlar bile uzun ömürlü değildir. İçten gelen motivasyon, yani birşeyi yapma sevdası olmadıkca kalıcı olamaz. Motivasyon korkudan arınmış, kendini güvencede hisseden fertlerde belirir. Ufkunu aşmak isteyen, sadece o amaç için beraber yürüyecek fertlerle ağ kuracak ve bu ağın güvencesinin de sağlandığı takdirde yoluna devam edecektir. Amaç hedefe ulaştığı zaman başka bir amaç için daha değişik fertlerle beraber olunması gerekir. Her amaç aynı grupta gerçekleşemez. Amaçlar kısmidir ve ömrü sınırlıdır, kalıcı değil. Politika bu "yıkım" ve "yeni oluşumları" desteklemelidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder