Konuşma esnasında karşımızdaki partnerin ilk sözünden onun ne demek istediğini anladığımızı düşünürüz, ve cümlenin sonu gelmeden sonunu biz zihnimizde tamamlarız. Bu önceden "bilmeye" neden olan unsur ilk kelimelerin zihnimizde resim oluşturmasıdan ve biz o resimi hızla tamamlamamızdan kaynaklanır. Başka bir deyişle, önyargımız burada işler.
Önyargı ona sunulan resimleri olduğu gibi filtreden geçirmesinden ve duygusal tepki vermekten kaynaklanır. Bu hızlıdır, çünkü herhangi bir eleştiri barındırmaz. Eleştirmek için karşınızdaki kişiyi sonuna kadar dinleme zahmetine katlanmanız, gerekirse anlaşılmayan yerlerin sorgulanmasından doğabilecek gerginliğe tahammül etme nezaketinde bulunmanız gerekir. Her ikisi de yok ise duygunuzla sizde uyandırılan resme tepki vereceksinizdir.
Konuşmacılar (demagoglar) eleştiri filtresini geçmek için en az iki yöntem kullanacaklardır. Birincisi kullandıkları dilin resim barındırmasına dolayısı ile duygusal olmasına ve herhangi bir eleştiriye fırsat vermemek için de iddiaları ardı ardına sunarak düşünmeye zaman vermemeye özen göstereceklerdir, aksi takdirde konusulanın üstüne düşünmek otomatik tepki vermeyi önleyecektir. Resimlerin sizi etkilememesi için kendinize zaman tanıyın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder