22 Şubat 2018 Perşembe

Ben ve başkası üzerine

İnsan kendisi ile başkasını aynı kefeye koyamaz. O ne kadar kendisine sert davranırsa başkasına da o kadar mülayim olmalıdır, çünkü başkasının değişimi başkasında, kendi değişimi de kendi elindedir. Başkasını değiştiremiyeceğini bildiği için onu olduğu gibi kabul edip ona değişme şansı tanımalıdır. Ama aynı esnekliği kendisi için gösteremez, çünkü birşeyin değişmesi gerektiğini fark ettiği andan itibaren değişim için tüm imkanları zorlamaktan başka şansı yoktur. Onun artık başka birisinin kendisini değiştireceği umudu ile bekleme şansı kalmamıştır, kendi inisiyatifinden başka. Başkası için "bir gün görür" cümlesi onun için geçerli değildir.

Görmek için ne yapmalıdır? İlk önce kendi kendini ciddiye alıp yaptığı şeylerden sorumluluk taşıdığını bilmelidir. Her sarf ettiği söz bir kez söylenir, arkasından doğan tüm sorumlulukları ne olursa olsun almalıdır. Söz ağızdan bir kere çıktıktan sonra geri alınmaz, çünkü doğuracağı sonuç bir sonraki davranışlar için kıstas oluşturur. Tüm sorumluluklar sonuna kadar üstlendikten sonra arkasında durulur, o iş bittikten sonra ders alınır ve yeni bir değerlendirme yapılır. Bu yeni değerlendirme ile yeni sorumluluklar doğar. Bu nedenle insanın kendisi az konuşur, başkasını sözle değil de, örnek teşkil ederek değişmesini umar.

1 yorum: